KÖYÜMÜZDE YAREN

 

OĞLAN BABADAN ÖĞRENİR SOHBET GEZMEYİ, 
    KIZ ANADAN ÖĞRENİR SOFRA DÜZMEYİ...

YARAN NEDİR?
Sevgi ve kardeşlik hamurunun, birlik ve dayanışma potasında yoğrularak, İslam ahlak ve fazileti ile şekillenmesinden meydana gelen çelik yürekli,  Anadolu insanlarının bir araya gelerek belirli ilke ve kurallar üzerine inşa ettiği, özel mekânlarda yaşanan milli kültür mirasımızın bir müessesesi, Oğuzlardan günümüze ulaşan ilim ve irfan yuvası milli ahilik müessesesinin bir şubesidir.   Yaran.

YÂRAN’IN KISA ÖZ GEÇMİŞİ


Yaran Oğuzlardan günümüze kadar çeşitli şekil değişiklikleri yaşayarak gelen, fakat özdeki temel ilke ve anlamları değişmeyen tarihi kültür mirasımızdır. Yaşayışları itibarı ile çok hareketli olan Oğuzların birbirlerine güç vermek, destek olmak ve sorunlarını çözümlemek gayesi ile belli zamanlarda belli boy beyliklerinde toplanarak meselelerini hallederek aynı zamanda yemekli eğlencelerde yaptıkları toplantıların günümüze yansımasıdır Yayan.
Oğuzların Müslümanlığı kabul etmelerinden sonrada aynı şekilde yaşadıkları bilinmektedir. Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ü Lügati Türk'ünde 24 Oğuz boyundan söz edilmekte olup, sadece 22 Oğuz boyunun adı verilmektedir. Ancak İlhanlı tarihçisi Reşüdüd'diğin tarafından 24 boyun isimi tam olarak verilmiş, Selçuklu tarihçileri tarafından doğrulanmıştır.
Her bir yaran bir Oğuz beyini temsil etmektedir.
Oğuzhan'ın 6 oğlundan boz oklar kolunu ve boylarını şunlar oluşturmaktadır.
   

GÜNHAN OĞULLARI
Kayı    (Sağlam)
Bayat   (Ekmeği bol)
Karaevli  ( Kara çadırlı)
Alkaravlı  (Başarılı)

YILDIZHAN OĞULLARI
Yazır      (Ülke hami )
Döger     (Toplu olmak)
Dodurga (Hanlık yapmak)
Yaparlı  (Yapıcı olmak)

AYHAN OĞULLARI
Avşar  (Çevik, Çaylak)
Kızık  (Kuvvetli)
Bey-Dili  (Aziz)
Karkın  (Doyuran aş)

GÖKHAN OĞULLARI
Bayındır  (Niğmeti bol yer)
Beçene  (Çalışkan)
Çavuldur  (Ünü yaygın)
Çepni  (Savaşkan)

DENİZHAN OĞULLARI
Salur   (Kılıncı iyi çalar)
Eymür  (Zengin,gani) Ata-Yurtlu(İyi hayvanlı)
Üreyir  ( Düzen kurucu)

DAĞHAN OĞULLARI
Yiğdir     (İyilik,Yiğitlik)
Büğdüz  (Mütevazi)
Yiva   (Üstün dereceli)
Kınık  (Aziz)

Daha sonraları Selçuklu ve Osmanlı döneminde bu dayanışma toplantıları şekil değiştirmiş, esnafların                       teşkilatlanmalarında ışık tutmuş ve öncü olmuşlardır. Koydukları kurallarla toplumda kanunen yasak olmadığı halde, yapılması ahlak ve maneviyat açısından sakıncalı her şey yasaklanmıştır.(kötü söz söylemek, kin tutmak, yalan          söylemek, içki içmek, kumar oynamak, hile yapmak, kandırmaya yönelmek, hovardalık yapmak gibi).Temel ilke olarak "açık ve kapalı" diye bir ilke benimsenmiştir. Açık olması gerekenler alın, kalb, kapı ve sofra),kapalı olması gerekenler(el, dil ve bel'dir ve onlarda mana olarak haramdan, dedikodudan, yalandan, zinadan uzak durulması, sır saklanması ile ifade edilebilir).Ahilik müessesesi bu dönemlerde gelişmiş ve esnaflar bu dönemlerde teşkilatlanmışlardır, öyleki zanaat erbabı kişiler bu teşkilatın oluşturduğu komisyonlar tarafından imtihan edilerek kendilerine  kuşak kuşatarak çıraklık, kalfalık ve ustalık beratları verilirmiş.
Ne yazıktır ki günümüzde artık bu görevi esnaf teşkilatları yürütememektedir. Türkiye’nin değişik yörelerinde adet, gelenek ve görenekler değişik isimler altında yaşatılmaya çalışılmaktadır.

                                                                                             YARAN'IN TEŞEKKÜLÜ

Belli yaş gurubundan arkadaşlar bir araya gelerek bu sene yenecek yaran için sözleşirler ve kendi yaş gruplarından 25 arkadaşı tamamlayınca bir büyük Başağa, bir Küçük Başağa ve bir Yaran Reisi seçerler. Bu arkadaşlar hali vakti ocak yaymaya elverişli olmayan fakat yarana gönül vermiş çevik becerikli bir kişiyi de Yaran Çavuşu seçerler. Böylece yaran teşekkül etmiş olur.     BÜYÜKBAŞAĞA Bayındır Boyu'nun beyini temsil eder. Hali vakti yerinde, idareciliği üstün seviyede yaşça yaranın hemen hemen en büyüğüdür ve yaranın da en büyük idarecisi ve söz sahibidir.
 
   KÜÇÜKBAŞAĞA Kayı Boyu'nu temsil eder. Hali vakti yarandan iyi olan idarecilikte Büyükbaşağa'dan sonra söz sahibi olan yaranın ikinci büyük idarecisidir.
YARAN REİSİ Dedekorkut'un da boyu olan Bayat Boyu'nu temsil eder. Söz ve sohbetine itibar edilen yaşça büyük, Başağalar'dan sonra yarende söz sahibi olan idarecilerdir.
    YARANLAR Her biri bir Oğuz beyi temsilcisidir.
    YARAN ÇAVUŞU yarana gönül vermiş fakat maddi imkânları sınırlı olduğu için ocak yakamayan becerikli ve çevik bir kişidir. Yaranın bütün hizmetlerini yerine getirir. Başağa müsaade etmedikçe Çavuş oyunlara katılmaz veya yarana tura bile vuramaz. Fakat sürekli yaranla iç içe olduğundan yaranlardan da ayrı tutulmaz. Yapmış
olduğu bu hizmetler Başağalar tarafından ödüllendirilir, çavuş un haklarının helalliği dilenir.
    Sazendeler yaran değildir. Para karşılığında hizmet eder, kendilerine ayrılan bölümde (Şahnişi) icra-i sanat ederler. Başağalar izin vermedikçe oyunlara katılmaz ve muhakeme sırasında odada bulunamazlar.
YARAN EVİ'NİN TANZİMİ
   
Ocak yakılacaklar Köy odasında yapılır. Buraya köydeki ve Çankırı ve dışarıdan teşrif edenler katılırlar,
   
Yaran odasının duvarları ve yerleri halı ile kaplıdır. Dışarı penceresi varsa bile kapalı bulundurulur. Girişte odanın tam karşı ortasında temsili de olsa bir ocak bulunur. Bu ocağın sağ tarafı Büyükbaş ağa’ya sol tarafı ise Küçükbaşağa'ya aittir. Ocak bulunmayan mekânlarda ocak yakılıyor ise Büyük ve Küçükbaşağaların bir adım önlerinde ayaklı şamdanlardan ocak boyunca yanan mumlarla sembolize edilir.
  
 Yaran odasının üç tarafında sedir veya divanlar yerleştirilir. Bunların üzerine şilte, minder veya günümüzde olduğu gibi sünger yataklar konulur. Üzerlerine gene halılar döşenir. Yaslanılacak kısımlara da bindallı işlemeli veya halı kaplamalı hasır yastıklar konulur.
  
  Başağaların oturduğu yer diğer yaranlardan biraz daha yüksekçedir. Üst üste iki üç minder konulur ve yaslanılacak kısımlara işlemeli büyük yastıklar takviye edilir. Odanın ve yaranın tertip ve düzeninden Küçükbaşağa sorumludur. Küçükbaşağa bütün yarandan önce bu eve gelir eksiklikleri varsa tamamlatır. Sazendeler ise kapıya yakın ve rahat oturabilecekleri bir şekilde oturtulurlar. Oturma düzeninde ise yarana uymazlar, fakat aykırı oturmazlar.
 

 

 

 
     
     



 

YARAN'IN GİYİMİ

Yaranların misafirlerden ayırt edilebilmeleri için hemen her dönemde tek tip bir kıyafet uygun görülmüş olup atalarımız tarafından milli kıyafette diye bileceğimiz bir giyim tarzı seçilmiştir ayakta beyaz yün çorap pantolon yerine giyilen sim veya sırma işlemeli arka tarafı körüklü bir zıvga üzerine de içlikte denilen yakasız renkli gömlek zıvga üzerine bele sarılan püskülleri bir taraftan sarkan uzun bir kuşak, bunların üzeri ne giyilen sim veya sırma işlemeli cepken başa giyilen fes boyuna veya fes üzerine bağlanan poşudan oluşmuştur. Ne var ki günümüzde bu kıyafetleri temin etmek çok pahalı ve meşakkatli olduğu için beyaz çorap, siyah pantolon beyaz gömlek, kırmızı kravat renkli veya siyah yelek olan bir giyim tarzı uygulanmaktadır bu uygulamalar genelde yenilen yaranlarda daha çok göze çarpar ve her yaranında içlik, cepken, zıvga, kuşak ve poşudan oluşan bir mahalli kıyafetine bulunur bu kıyafetleri özel gün ve gecelerde veya reis, Küçükbaşağa, Büyükbaşağa ocaklarında giyerler .Köylerde ve kazalarda yakılan yaran ocaklarında maddi imkansızlıklar nedeni ile Maalesef bu uygulama yapılamamaktadır ancak gönlümüz onlarında bu şekilde giyine bilmelerinden yanadır.

YARAN EVİNE GELİŞ, İÇERİ GİRME, OTURMA DÜZENİ, SELAMLAŞMA VE KAHVE İÇİMİ

    Yaran evine en önce Çavuş, Sazende ve Küçükbaşağa gelir. Küçükbaşağa yaran evinin noksansız olmasından sorumludur. Yaran evini denetler noksanı var ise hemen tamamlatır.
    Sazendeler, varsa şahnişi yoksa kendilerine ayrılmış olan bölüme otururlar ve ÇUHADAROĞLU peşrevini çalmağa başlarlar. Küçükbaşağa yaran evinin noksanı bulunmadığını görünce kendi yerine geçer ve iki diz üzerine oturur. Artık yaranlar da yaran evine gelmeye başlamışlardır. Yaranlar en geç akşam namazından bir saat sonrasına kadar gelmeye mecburdurlar. Her yaranın oturacağı yer bellidir. Usta, yaranlar Küçükbaşağa ile
Büyükbaşağa arasında kalan yerde; kalfa yaranlar Küçükbaşağa'nın yanından başlayarak kapıya doğru olan kısımda, çırak yaranlar ise Büyükbaşağa'dan başlayarak kapıya doğru olan kısımda otururlar.
 
   Yaranlar içeri ikişer ikişer alınmaya başlar. Çavuş Küçükbaşağa'ya yaranların geldiğini haber verir. "Başağam yaran ağalar geliyor" der. Küçükbaşağa ayağa kalkar ve içeri giren yaran sağ eli kalbi üzerinde "Selamünaleyküm Başağam" der. Başağa "Aleykümselam yaran ağa" der, ve kendi yerine geçer bekler. Diğer yaran da aynı şekilde "selamünaleyküm başağım" der. Başağa "Aleykümselâm yaran ağa" deyince kendinden önce giren yarana "Selamünaleyküm yaran ağa" der yaran da "Aleykümselam yaran ağa" der ve o da yerine geçer. Önce Başağa ve sonra yaranlar Başağa' nın oturduğu şekilde otururlar.
Sonra Küçükbaşağa ilk giren yaran ağaya dönerek sağ eli kalbi üzerinde "Merhaba yaran ağa der" yaran da aynı şekilde "Merhaba Başağam"der ve Başağa diğer yaranlarla da aynı şekilde merhabalaşır. Sonra ilk giren yaran kendinden sonra gelen yarana aynı şekilde "Merhaba yaran ağa" der oda aynı şekilde kendisine "Merhaba yaran ağa "der. Bu merasim bütün yaranlar içeri girinceye kadar devam eder. Ocağa en son Büyükbaşağa gelir,ve çavuş Küçükbaşağa'ya Büyükbaşağa' nın geldiğini haber verir.Yüksek sesle de kapıdan seslenir "Başağam,Başağam geliyor" diye.Bütün yaran ayağa kalkar,Büyükbaşağa sağ eli kalbi üzerinde olduğu halde "Selamünaleyküm Başağa" diye selam verir.Küçükbaşağa' da" Aleykümselam Başağam" diye selam alır.Sonra Büyükbaşağa "Selamünaleyküm yaran ağalar " diye selam verir,bütün yaran hep bir anda "Aleykümselam Başağam" diye selamını alırlar.Büyükbaşağa yaran evini ve yaranları da kolaçan ederek yerine gelir iki diz üzerine oturur.Sonra Küçükbaşağa , sıra ile reis ve yaranlar aynı şekilde otururlar.
Küçükbaşağa dan başlamak üzere bütün yaran Büyükbaşağa ve çavuş ile merhabalaşır,merasim bu şekilde sona erer.Çavuş önce Büyükbaşağa nın sonra Küçükbaşağa nın önünde bulunan şamdandaki mumları yakar ve ocak bu şekilde açılmış olur.
Ocakta kaynamakta olan kahveler fincanlara konulur, Çavuş Büyükbaşağa'dan başlamak üzere Küçükbaşağa, Reis ve yaranlara kahve ikram eder. Bütün yaran kahvelerini aldıktan sonra tepside fincan kalmadığını gören Büyükbaşağa "Çavuş, eksiğimiz yok çok şükür" der. Çavuş "yok Başağam”der. Başağa "Ocağımız daim olsun" der."Afiyet olsun Başağam" diye Küçükbaşağa'ya döner kahvesinden bir yudum alır. Küçükbaşağa da Reise, reis de yaranlara "afiyet olsun" diyerek birer yudum alırlar. Büyükbaşağa fincanını ne şekilde tutarsa bütün yaran aynı şekilde tutar. bu tam itaatin göstergesidir. Fincanların boşu da aynen alındığı şekilde sıra ile geri verilir.Çavuş, kahve boşlarını alır ve artık ocak açılmıştır. Bu arada Çuhadar oğlu peşrevi de çalmaya devam ediyordur. Sesi güzel olan yaranlar, çavuş tarafından işaret edilerek tura ile önlerine yere vurularak kaldırılırlar bunlar yüzleri yaran a dönük olarak yan yana iki diz üzeri yere otururlar. Sazende ile birlikte akşam havaları söylenir(ah yine akşam oldu, Dost sabah olmayınca kapı açılmaz, Kalk gidelim Karataş a yokuşa)gibi bu havalara yaranlarda Başağaların izni ile oturduğu yerden eşlik ederler ve alkışla tempo tutarlar.

 OCAĞA MİSAFİRİN KABULÜ


    Yaran ocağına olur olmaz her kişi davet edilmez. Oturup kalkmasını, konuşmasını bilen, yol yordam görmüş, daha önceden yaranda bulunmuş insanlar davet edilirler. Sayıları önceden belirlenmiş olan misafirleri o gün ocak yakacak yaranlar ve Başağaların çağırırlar. Başağalar her ocağa misafir davet edebilirler. Misafirler de iki kısımdır. Bir kısmı kahve ve sohbet, diğer kısmı ise yemekli misafirlerdir. Misafir olacaklara belirli saatte ocağa gelmeleri söylenmiştir. Ve buna göre yaran evine gelirler. İçeri alınmaları da sıra iledir. Çavuş Büyükbaşağa ya gelir ve misafir ağaların geldiğini haber verir. İçeri alınmaları için izin ister, izin alan çavuş kapı ağzına gelir "Başağam misafir ağalar geliyor" diye seslenir. Bu arada Çuhadaroğlu peşrevi çalar. Bütün yaran ayağa kalkar, misafir ağalar ikişer ikişer içeri girer, misafir ağa sağ eli kalbi üzerinde "Selamünaleyküm Başağalar" der ve iki başağa "Aleykümselâm Misafir ağa" der sonra Selamünaleyküm yaran ağalar" der, yaranlar da hep birlikte selam alırlar. Misafire gösterilen yere geçer ve yaranla birlikte oturur. Yaranların birbirleri ile merhabalaşmaları misafir ağalar için de aynı şekilde yapılır. Bu işleme bütün misafirler içeri alınıncaya kadar devam edilir. Merhabalaşma merasiminin uzamasını istemeyen misafirler "Cümleden merhaba yaran ağalar" deyince de merhabalaşma sona erer. Misafirlere kahve ve sigara ikramı yapılır. Misafirin yanlarında oturan yaranlar misafirle meşgul olur, onu oyalar, oyunlar ve yaran hakkında sohbet ederler. Ola ki bir aksaklık var ise misafirin bunu fark etmemesi için gerekeni yaparlar.Başağalar nasıl oturursa yaranlarda aynı şekilde otururlar,ayak değiştirme işlemi oturuş sırasına göre yapılır ancak misafirler adaba aykırı olmamak üzere rahat oturabilirler.Dışarı çıkması gereken yaranlar çavuşa işaret eder durumu izah ederler,çavuş ta Başağalar dan izin alır yaranlar bu izinle edebince çıkıp ihtiyaçlarını karşılar ve aynı şekilde yerlerine otururlar. 

YARAN ORTA OYUNLARI

OYUNUN ADI NASIL OYNANDIĞI (AÇIKLAMASI)
Oyunların başı giriş

MUM DİBİ OYUNU

 Çavuş Başağalardan aldığı direktifler doğrultusunda orta oyunu oynayacakları belirler ve tura ile oyuncuların önlerine yere vurur bu kişiler bilirki çavuş seslendiği zaman oyuna çıkacaklardır.Çavuş yüksek sesle oyunların başı giriş diye seslenir,oyuncular hemen odanın ortasında daire şeklinde yere iki diz üstü otururlar.Her oyunun bir sevk ve idarecisi vardır genelde buna ebe denilir.Orta oyunlarına yaranlar dışında misafir agalarda katılabilir veya misafir agalarda oyun çıkarabilir ancak buda Başağaların izni ile mümkündür.Artık orta oyunları başlamıştır,ebe oyunculara ellerini kullanarak benim yaptığımı yapacaksınız der,ortaya bir şamdan konulur ve oyunların başı giriş diye seslenerek elini şamdana doğru uzatır bütün oyuncularda ebenin yaptığını yaparlar sonra ebe çıkş diye seslenir ve elini geri çeker bu hareketleri tekar ederek oyuncuları hem yanıltmaya çalışır hemde diğer oyunlara hazılıklı olmalarına yardımcı olmuş olur.Ebe girmeyiş veya çıkmayış gibi yanlış terimler kullanarak oyuncuları yanıltır
yanılan oyuncuların ellerine tura ile vurularak veya hayvan taklitleri yaptırılarak cezalandırılırlar.Ebe oyuncuların artık diğer oyunlara hazır olduğunu anlarsa hemen oyunu değiştirir.Aynı oyunun devamında oynanan ve birbirine benzeyen mum dibi oyununa geçer,bu oyundada masat yanıltmaya yöneliktir ve oyuncular ebenin yaptığını ilk tarif ettiğindeki yapmak zorundadır.Ebe mum dibi der ve elini şamdanın altına uzatır,sonra sırası ile yukarı doru elini kaldırarak mum ortası der,biraz daha kaldırır mum üstü der,biraz daha kaldırır leke çanağı der,biraz daha kaldırır fitili der,biraz daha kaldırır alevi der,biraz daha kaldırır dumanı der ve en son olarak elini havayaya kaldırır uçucu kuşlardan birinin adını söyleyerek uçtu uçtu kuş uçtu der.Bu oyunu tekrar başa dönerek yeniden sıralar kendisi sıralamada bilerek hata yapar(örneğin mum gibi der,sıra atlar veya uçtu uçtu evlek uçtu der) fakat oyuncular bu hatayı yaparsa cezalandırılırlar.Maksat hep birlikte hoşca vakit geçirmektir aynı zamandada daima uyanık olmak hata yapmamak konusundada ders çıkarmaktır.
Samut simit Bu oyunu oynayacak oyuncularda odanın orta kısmında daire şeklinde yere iki diz üzeri otururlar,dizler birbirine mümkün olduğunca yakın eller ise arkadadır sadece oyun sırası gelen elini kullanabilir.Ebe hemen yanında oturandan başlamak üzere sağa veya sola doğru dizlerinin üzerine vurarak ilerler, ebeden sonraki oyuncuda kendisine satılan oyunu yanındakine aynı şekilde vurarak satar.Eğer yanlış yapan olursa o oyuncudan bir önceki yani ona oyunu öğreten tekrar eder. Bu oyundada maksat yanıltmaya yöneliktir dikkatlice ebe takip edilerek hangi dizinden başlıyor kaç kişiye vuruyor izlenirse pek yanılma olmaz ancak genede yanılma kaçınılmazdır.Ebe oyunu devam ettirmek isterse sıra kendine gelince vurma sıralamasını veya sayısını değiştirerek devam eder.
Deveci biro DEVECİ BİRO
Bu oyun üç kişi ile oynanır fakat oyuncu sürekli değişir.Çavuş, Başağalardan aldığı izinle herhangi bir yaran veya misafiri oyuna davet odanın ortasında yere yatmasını söyler yatan oyuncunun ayaklarını havaya kaldırmak için hemen bir kişide yardım eder yerde yatan oyuncunun bağrına oturur ve elleri ile ayaklarını havaya kaldırır.Çavuş oyuncunun ayaklarına tura ile vurarak yüksek sesle seslenir deveci biro diye,yatan oyuncu ona yattığı yerden seslenir kimdir o diye,çavuş tekrar vurur ve sorar deve güder misin diye ,yatan oyuncu cevap verir güderim diye,çavuş tekrar vurur gene seslenir,Samsuna gider misin diye,yatan oyuncu giderim der,çavuş tekrar vurur ve seslenir tütün ekermisin diye yatan oyuncu ekerim der,çavuş tekrar vurur ve seslenir kiminle diye ,yatan oyuncu yerden doğrulur ve herhangi bir kişinin ismini söyler artık ismi söylenen yere yatar biraz önce oyunu öğrenen oyuncu yeni yere yatan oyuncuya aynı şekilde oyunu satar eğer bunda yanılma olursa oyunu öğreten tekrar yere yatar ve onun ayaklarına vurularak bu oyun öğretilir.
Topuk dövme (tekerleme) Yaranlar ve misafirlerden oyuna iştirak edecek oyuncular oda ortasında daire şeklinde yere ikiz üstü otururlar.Her orta oyununu gibi bu oyun dada bir ebe vardır,ebe oyunculara sol ayaklarını yanındaki oyuncunun kucağına uzatmasını ister ve hem tekerleme söyler hem de yanındakinin topuğuna yumruk ile vurur.Ayağına vurulan oyuncuda kendinden sonrakine aynı şekilde yapmak zorundadır bu oyun sıra tekrar ebeye gelinceye kadar devam eder. Eğer yanılan olursa bundaki ceza aynı şekilde topuğu yumruklanarak tekerleme öğretilir.Bazen birkaç defa öğretilmiş olmasına karşın öğrenemeyenler veya tekerlemeleri söyleyemeyenlerde olabilir bu oyunculara daha değişik ceza uygulaması yapılır( tura ile el veya ayaklarına vurmak,şarkı veya türkü söyletmek,hayvan seslerini taklit ettirmek gibi).Tekerlemelere örnek:Benim bir değirmenim var indirmeli bindirmeli pergele verip döndürmeli,indiremezsen bindiremezsen pergele verip döndüremezsen,ver ustasına indirsin bindirsin pergele verip döndürsün. Bütün oyunlardaki temel kural hoşça vakit geçirmektir bu tekerleme ile bir tur atılınca ebe isterse bir başka tekerleme ile oyuncuların bazılarında değiştirerek oyuna devam eder,ayakları değiştirerek oyunu ters yönde de uygulayabilir.
Kuşum  
Düdük Bu oyunda diğer orta oyunların genlinde olduğu gibi odanın ortasında daire şeklinde yere iki diz üzeri oturularak oynanır.Daha önce bu oyunu oynamamış,bilmeyen biri ebe olarak seçilir bu oyuncu genelde genç misafirler arasından seçilir.Önce başka bir oyun oynayarak ebenin dikkati dağıtılır örneğin el el üstünde kimin eli var gibi,bu sırada ebenin sırtına bir düdük iğne ile tutturulur ve oyun değiştirilir ve düdük oyunu başlar ,ebeye oyunda bir adet düdük olduğu söylenir halbuki başka bir düdük daha vardır bu düdük saklanacaktır ve bu düdüğü bulması istenilecektir kendisinden,düdük öttürülür ve elden ele dolaştırılır ebe bu düdüğü ararken sırtına iğne ile tutturulan düdük öttürülerek başka yöne dikkati çekilir ebe o tarafa dönünce diğer düdük öttürülür böylece ebe bir oyana bir bu yana döner taki sırtındaki düdüğü fark edene kadar bu oyun devam eder ebe düdüğü bulunca oyun sona erer.
Benim sana verdiğim ne idi  
Terzi  
Değirmen  
Dükkan açma  
Mahkeme ve daktilo oyunları  
Berber oyunu  
Vız vız  
Düdük Bu oyunda diğer orta oyunların genlinde olduğu gibi odanın ortasında daire şeklinde yere iki diz üzeri oturularak oynanır.Daha önce bu oyunu oynamamış,bilmeyen biri ebe olarak seçilir bu oyuncu genelde genç misafirler arasından seçilir.Önce başka bir oyun oynanarak ebenin dikkati dağıtılır örneğin el el üstünde kimin eli var gibi,bu sırada ebenin sırtına bir düdük iğne ile tutturulur ve oyun değiştirilir ve düdük oyunu başlar ,ebeye oyunda bir adet düdük olduğu söylenir halbuki başka bir düdük daha vardır bu düdük saklanacaktır ve bu düdüğü bulması istenilecektir kendisinden,düdük öttürülür ve elden ele dolaştırılır ebe bu düdüğü ararken sırtına iğne ile tutturulan düdük öttürülerek başka yöne dikkati çekilir ebe o tarafa dönünce diğer düdük öttürülür böylece ebe bir oyana bir bu yana döner taki sırtındaki düdüğü fark edene kadar bu oyun devam eder ebe düdüğü bulunca oyun sona erer.
Danışmaz  
 

 

 

 

 

Pamuk sarma
Oyunların geneli gibi bu oyunda yerde daire şeklinde iki diz üstü oturularak oynanır.Oyuna iştirak edecek oyuncular belirlenir veya bir başka oyunun devamındada oynanabilir.Ebe sağ veya sol yanında oturan oyuncuya benim sana verdiğim bir kilo pamuk sat der bir eli ile havada taklidi pamuk sarma işlemi yapar,oyuncuda yanındaki oyuncuya aynı şeyi söyler ve aynı hareketi sürekli yapar bu sıra ebeye gelinceye kadar devam eder.Sıra ebeye gelince ebe benim sana verdiğim ne idi diye sorar,oyncuda bir kilo pamuk cevabı verince ebe bir kilo değil iki kilo oldu sar der ve bu kez iki elini havada çevirir,bu sırada ebeye gelinceye kadar devam eder.Ebe bu kez yanındaki oyuncuya yine sorar benim sana verdiğim ne idi diye oyuncudan iki kilo pamuk cevabını alınca iki kilo değil üç kilo oldu sar der ve bir ayağınıda ortaya doğru uzatarak ayağı ilede taklidi pamuk sarma işlemi yapar bu işlem sırasıda ebeye gelinceye kadar devam eder.Ebe bu kez benim sana verdiğim ne idi diye sorupda üç kilo pamuk cevabını alınca üç kilo değil dört kilo oldu sar der diğer ayağı ilede pamuk sarma işlemi yapar.Bu sırada aynen diğer sıralar gibi tamamlanır sıra ebeye gelince yine sorar benim sana verdiğim ne idi diye,dört kilo pamuk cevabını alınca dört kilo değil beş kilo oldu sar der bu kez başı ile daireler çizerek pamuk sarma işlemine devam eder.Oyuncular sıralamayı bozmadan ebenin yaptıklarını yapmağa devam ederler.Sıra tekrar ebeye gelince ebe yine srar benim sana verdiğim ne idi diye ve beş kilo pamuk cevabını alınca beş kilo değil altı kilo oldu sar der ve hafif hafif yerden yukarı doğru kalçası üzerinde zıplamaya başlar bu sıralama son oyuncu aynı hareketleri yapıncaya kadar devam eder ve sona erer
Bilmece sorma

 

 

Bu oyunu başlatan ebe bir bilmece sorar ve birinin eline tura ile vurur o şahıs bu bilmecenin cevabını biliyorsa söyler bilmiyorsa bir başka kişinin ismini söyleyerek falanca ağa bilir der ve ona gönderir,bilmecenin cevabı bilininceye kadar bu şekilde devam eder,cevabı kim bilmişse bu seferde o kişi ebe olur bir bilmecede o sorar bu şekilde devam eder.
Duvar örme  
Hoca oyunu  
Bak şu ağzımın eğrisine doğrusuna

 

 

 

Oyuna iştirak edecek oyuncular odanın ortasında daire şeklinde yere iki diz üzeri otururlar,her oyun gibi bu oyununda bir ebesi vardır. Ebe eller arkada der ve yanındakine dönerek ağzını bir oyana bir buyana oynatarak bak şu benim ağzımın eğrisine doğrusuna,eğri ise eğri,doğru ise doğru,sen benim ağzımın eğrisinin doğrusunun kahyasımısın sat der,ebenin kendisine doğru dönerek bu sözleri söylediği şahısta kendisinden sonrakine dönerek aynı şekilde söylemek zorundadır,taki sıra yeniden ebeye gelene kadar. Yanılanlar veya ağzını oyana buyana iyi çeviremeyenler olursa ebe daha oyun başlamadan önce hazırladığı sabunu bu oyuncunun ağzına sürer birde latife yapar aman arkadaş makinayı iyi yağlayalımki iyi çalışsın diye hep birlikte gülüşülür ve oyun tamamlanır
Deve tepmesi  
Yüssük  
   
   

 

HALK OYUNLARIMIZ

 

 

         
  AKŞAM OLDU PENCEREYE ELLER GERİLDİ

Akşam oldu pencereye aller gerildi aller gerildi
Yüreğimde hezin hezin yağlar eridi
Vefasız yar meclisinde badede verildi
Gir sürüye kurt kapmasın gel kuzucağım
Sonra benden ayrılırsın gel yavrucağım
Akşam oldu güneş gider şimdi buradan
Hezin hezin kaval çalar çoban dereden
Seni bana bağlasın seni yaradan
Gir sürüye kurt kapmasın gel kuzucağım
Sonra benden ayrılırsın gel yavrucağım
Bir incecik yol gidiyor yarin evine
Beyaz beyaz beşlikleri saydım eline
Pek küçükten hayran oldum tatlı diline
Gir sürüye kurt kapmasın gel kuzucağım
Sonra benden ayrılırsın gel yavrucağım
  YÜZÜĞÜMÜN ALLIDA PULLU KAŞI VAR

Yüzüğümün allı da pullu kaşı var
Ben garibin şu cihanda nesi var
Hep ellerin yari var eşi var
Yandım Allah hasretine kavuştur
Ya kavuştur ya sevdamı savuştur
Saçım uzun ben saçımı tararım
Yar yitirdim uğrun uğrun ararım
Var mı benim bir kimseye zararım
Yandım Allah hasretine kavuştur
Ya kavuştur ya sevdamı savuştur
 
         
  YÜZÜĞÜMÜN ALLIDA PULLU KAŞI VAR

Yüzüğümün allı da pullu kaşı var
Ben garibin şu cihanda nesi var
Hep ellerin yari var eşi var
Yandım Allah hasretine kavuştur
Ya kavuştur ya sevdamı savuştur
Saçım uzun ben saçımı tararım
Yar yitirdim uğrun uğrun ararım
Var mı benim bir kimseye zararım
Yandım Allah hasretine kavuştur
Ya kavuştur ya sevdamı savuştur

 

  ÖRDEK

Ördek gezer göllerde
Adım gezer dillerde
Ben kaldım gurbet ellerde
Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi
Ördek ördek yeşil ördek
Kanatları düşük ördek
Sen eşinden ayrılmazdın
Nerde senin eşin ördek
Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi
Ay doğar ayan ayan
Yollara düştüm yayan
Düşüne girmez idim
Koynuna girdim uyan
Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı yaman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi
Ben vuruldum burda kaldım
Atın boynuna sarıldım
Ben o yosmadan ayrıldım
Aman şimdi yaman şimdi
Dağlar başı duman şimdi
Kavuşması hoştur amma
Ayrılması yaman şimdi

 

 
         
  İMARET

Kaçma güzel kaçma ben adam yemem
Gizli sırlarını ellere demem hey yavri yavri
Ateşine yandım seni benim sandım pek gafil avlandım
İmarette güzellerin yoludur, hey aman aman
Lahuri şal al fistanın gülüdür, hey yavri yavri
Ateşine yandım seni benim sandım pek gafil avlandım
Hey ağalar ben leyla yitirdim hey yavri yavri
Mecnun olup dağ başına oturdum hey yavri yavri
Asmalarda üzüm yosmalarda gözüm
Biraz daha büyüsem Çapkınlıkta gözüm
Hey ağalar ben hata işledim hey aman aman
Elma diye al yanaktan dişledim hey yavri yavri
Ateşine yandım seni benim sandımpek gafil avlandım
Asmalarda üzüm yosmalarda gözüm
Biraz daha büyüsem çapkınlıkta gözüm

 

  MELEK HANIM

Meleğime vuran vurmuş bir kama
Beyaz teni boyanmış al kana
Melek hanım aman iniler
Meleğim almada beni arkana
Ağlama çerkes hanım senin yazın böyledir
Aşk adamı bülbül gibi söyledir
Melek hanım daş üstünde oturur
Süvariler kılınçların yeniler
Melek hanım aman iniler
Meleğim almada beni arkana
Ağlama çerkes hanım senin yazın böyledir
Aşk adamı bülbül gibi söyledir

 

 
         
  ATIMI BAĞLADIM BEN BİR MEŞEYİ

Atımı bağladım ben bir meşeye
Benden selam söylen nazlı Ayşeye
Ayşem gıdı gıdı da gel gel gel
Eller sarar ah yüreğime dert olur
Atımı bağladım ben bir arpaya
Benden selam söylen nazlı körpeye
Oğlan gıdı gıdı da gel gel gel
Yavrum gıdı gıdı da gel gel
Eller sarar ah yüreğime dert olur
Atımı bağladım ben bir asmaya
Benden selam söylen nazlı yosmaya
Oğlan gıdı gıdı da gel gel gel
Yavrum gıdı gıdı da gel gel
Eller sarar ah yüreğime dert olur
Atımı bağladım ben bir bostana bostana
Benden selam söylen nazlı Osman a Osman a
Osman gıdı gıdı da gel gel gel
Eller sarar ah yüreğime dert olur dert olur

 

  BİN BAŞININ ADI HALİM

Binbaşının adı Halim
Tophanede olur talim
Kol ağası pekcede zalim
Demedimmi ben sana yandım
Hey aman aman
Siyah harvani bürünür
Dal kılınç yerde sürünür
Al festen perçem görünür
Demedimmi ben sana yandım
Hey aman aman
Evlerinin önü nane
Ben kül oldum yane yane
Eşim sarhoş ben divane
Demedimmi ben sana yandım
Hey aman aman
Evlerinin önü susam
Bulsam tülbendimi yusam
Soyunsam koynuna girsem
Demedimmi ben sana yandım
Hey aman aman
 
         
  İKİ GEYİK BİR DEREDEN SU İÇER

İki geyik bir dereden su içer
İçer içer dertsizlere dert saçar
(Aman aman dert saçar)
Buna fani dünya derler tez geçer
Ahtım olsun gitmem geyik avına
Geyik beni çeker kendi dağına
Avcı avın ben olayım vur beni
Vurda çantana koy beni
Geyik senin yavruların yaylada
Melül mahsun ne gezersin burada
Yavruların çıkmamıştır yuvadan
Allı geyik al senin olsun yar benim
İki geyik bir derede yaslanır
Yağmur yağar silahlarım ıslanır
(Aman aman ıslanır)
Deli gönül bir gün uslanır
(Aman aman uslanır)
Ahtım olsun gitmem geyik avına aman aman
Geyik beni çeker kendi dağına
(Aman aman dağına)

 

  TEPE TARLA

Tepe tarla ne yüksek
Üstüne pamuk eksek
Ayşeyinen Fatmayınan
Tarlada koyun gütsek
On yedi benli fadimem
Dilleri tatlı Fadime'm
Gidiyon gidemiyon
Az doldur içemiyom
Sen benden geçtin amma
Ben senden geçemiyom
On yedi benli fadimem
Dilleri tatlı Fadime'm
Koyun aştı gedikten
Selam geldi fadikten
Eğil eğil öpeyim
Ak gerdandan gıdıktan
Onyedi benli fadimem
Dilleri tatlı fadimem
 
         
  YILDIZ

Gökte yıldız salkım saçak
Ah sineme vurdular bıçak
Ayrılıklar olmuş gerçek
Ah yinemi doğdun kervan kıran
Yarimi elimden alan
Beni öksüz yetim koyan yıldız .....yıldız
Gökte yıldız saçaklanmış
Ah sinem başı bıçaklanmış
Ayrılıklar gerçekleşmiş
Ah yinemi doğdun kervan kıran
Yarimi elimden alan
İki elim böğrümde koyan yıldız....yıldız
Gökte yıldız sayılırmı
Çiğ yumurta soyulurmu
Bir yar sevdim duyulurmu
Ah yinemi doğdun kervan kıran
Yarimi elimden alan
Beni öksüz yetim koyan yıldız....yıldız
Yıldız dedikleri aydır
Kaşları kurulu yaydır
Bir kızınan kavlim vardır
Ah yinemi doğdun kervan kıran
Yarimi elimden alan
Beni öksüz yetim koyan yıldız....yıldız
Yıldız akşamdan doğarsın
Dağlara boyun eğersin
Sende bir güzel seversin
Ah yinemi doğdun kervan kıran
Yarimi elimden alan
Beni öksüz yetim koyan yıldız....yıldız
Sarı yıldız ülker atmaz
Kasavet gönlümden gitmez
Güzeller yalınız yatmaz
Doğmayaydın sarı yıldız....yıldız ...yıldız
 
  YAŞ KİREMİTTEN SU DAMLAR

Yaş kiremitten su damlar
Bir kız verin adamlar
Bir kız bize çok mudur
Komşumuzda yok mudur
Seni gidi oyunbaz
Cilvesine doyulmaz
Sızdırılmış bal gibi
Yemesine doyulmaz
Arabaya taş koydum
Bir yastığa baş koydum
A kız senin yoluna
Adımı sarhoş koydum
Seni gidi oyunbaz
Cilvesine doyulmaz
Sızdırılmış bal gibi
Yemesine doyulmaz
Evlerinin önü harman
Harmanda okurlar ferman
Şeftalisi derde derman
Seni gidi oyunbaz
Cilvesine doyulmaz
Sızdırılmış bal gibi
Yemesine doyulmaz
 
         
  ÇIRA ÇATTIM YANMADI (HA UN ELE)

Çıra çattım yanmadıda
Meyil verdim almadıda hah ha da
Ha un ele hah hada
Ha dönele hah ha da
Kapıda gümüş firengde
Dumanım direk direkde hah ha da
Ha un ele hah ha da
Ha dönele hah ha da
Ha güzele hah ha da
Ha yavruya hah ha da
Ha fidana hah ha da
Elmanın kabuklarıda
Güzelin topuklarıda hah ha da
Ha un ele hah ha da
Ha dönele hah ha da
Hepmi asker oldunuzda
Mahallenin kopuklarıda hah ha da
Ha un ele hah ha da
Ha dönele hah ha da
Ha kiraza hah ha da
Ha beyaza hah ha da
Karşıda at nallıyorda
Kundurası parlıyorda ha ha da
Ha un ele hah ha da
Ha dönele hah ha da
Nişanlısı yok gibide
Bana mendil sallıyordu hah ha da
Ha un ele hah ha da
Ha dönele hah ha da
Ha kiraza hah ha da
Ha beyaza hah ha da

 

  HAYDAN OLUR HUYDAN OLUR

Haydan olur huydan olur
Arap atı taydan olur
Bu güzellik soydan olur
Ah güzele vah güzele
Yakışır her şey güzele
Yalvaralım şol güzele
Evlerinin önü kaya
Kayadan bakarlar aya
Anası kızından maya
Ah güzele vah güzele
Yakışır her şey güzele
Yalvaralım şol güzele
Evlerinin önü marul
Sular akar harıl harıl
İnce belden sımsıkı sarıl
Ah güzele vah güzele
Yakışır her şey güzele
Yalvaralım şol güzele
 
         
  ŞOL YÜCE DAĞDAN BİR YOL AŞAR

Şol yüce dağdan bir yol aşar
Yağar yağmur çay coşar aman aman çay coşar
Benim de gönlüm sana sana düşer
Ah düşüreyim gönlümü aman aman gönlümü
Girdim yarin bahçesine
Gülleri fincan gibi aman aman fincan gibi
Yanağında benleri var
Her biri mercan gibi aman aman mercan gibi
Gel sarılalım yatalım
İkimiz bir can gibi
  PENCERENİN ALTINDA ZERDALİ DALIMISIN

Pencerenin altındada a beyim zerdali dalımısın
Düşkün düşkün duruyonda a beyim
Benden sevdalımısın
Hoptara leylide bakışın aman
Kaşları gözleri yıkışın aman
Pencerede perde bende a beyim
Yeni düştüm bu derde
Bu sevda nasıl sevdada a beyim
Duramıyom ben evde
Hop tara leylide bakışın aman
Kaşları gözleri yıkışın aman
Pencereden bakıyonda a beyim
Kitap almış okuyor
Perçemine mis dökmüşde a beyim
Yel estikce kokuyor
Hop tara leylide bakışın aman
Kaşları gözleri yıkışın aman
 
 
         
  MERDİVEN ALTINDA BİR LİRA BULDUM HACERİM


Merdiven altında bir lira buldum
Hoppala güzelim ben buldum
Sürmeli hacerim ben buldum
Arayı arayı dengimi buldum
Hoppala güzelim ben buldum
Sürmeli güzelim yar buldum
Niniay ninay yaptırdım
Çiftede lamba yaktırdım
Kız seni gelecek diye
Yollara halılar çaktırdım
Karşı karşı yaptırdım hanları
Hopbala güzelim hanları
Dağıtalım gasaveti gamları
Hopbala güzelim gamları
Sürmeli hacerim gamları
Niniay ninay yaptırdım
Çifte de lanba yaktırdım
Kız seni gelecek diye
Yollara halılar çaktırdım
Evlerinin önü daşlık değilmi
Hoppala güzelim değilmi
Sürmeli hacerim ben yandım
Sala kakülünü gençlik değilmi
Hoppala güzelim değilmi
Cebine koyduğdm harçlık değilmi
Sürmeli hacerim ben yandım
Niniay ninay yaptırdım
Çiftede lamba yaktırdım
Kız seni gelecek diye
Yollara halı çaktırdım
 

 

  KAHVECİ

Ne hoş olur şu yaylanın yoğurdu
Zekiye hanım çifte oğlan doğurdu       
Doğurduda el aleme duyurdu
Al dibeği vur göbeğe kahveci
Kahvecinin bastığı dallar solarmı
Solarmıda yar yar solarmı
Gitti yarim acep gelirmi
Gelirmide yar yar gelirmi
Al dibeği vur göbeğe kahveci

 

 
         
  AFFE

Kaleden inişelim
Koç gibi döğüşelim
İndir affem şalvarı
İnciri bölüşelim
Kalenin ocağında
Mum yanar bucağında
Al canımı Allahım
Affenin kucağında
Kuşhaneden çıkalım
Affeye türkü yakalım
Affem elma göndermiş
Yimiyelim kokalım
Kaleden inek inek
Şalvarı benek benek
Beni baştan çıkartan
Orta boylu bir melek
Kaleden inmem diyor
Lahuri giymem diyor
Olursa canfes olsun
Koynuna girmem diyor
Köprünün altı diken
Yaktın beni gül iken
Mevlamda seni yaksın
Üç günlük gelin iken
Köprünün altı ırmak
Su akar parmak parmak
Yenide adet olmuş
Kız oğlana yalvarmak
Şu derenin alıcı
Kınalı parmak ucu
Yarim güveyi oluyor
Ben olayım sağdıcı
 

 

  MEŞE MEŞEYE BENZER


Meşe meşeye benzerde
Meşe köşeye benzer
Bizim köyün kızlarıda
Gelin ayşeye benzer
Oy dedikce yar gelsin oy oy
Yandı yürek kar gelsin
Bahçelerde üvez olurda
Gül açılır yaz olur
Ben yarime gül demem
Gülün ömrü az olur
Oy dedikçe yar gelsin oy oy
Yandı yürek kar galsin
Bahçelerde sarı gülde
Yarı gonca yarı gül
Geç açıldım tez soldumda
Olmayaydım bari gül oy oy
Oy dedikce yar gelsin oy oy
Yandı yürek kar gelsin
 

 

 
         
  YÜCE DAĞ BAŞINDA HARMAN ÇEÇ OLUR

Yüce dağ başında harman çeç olur
Bir tanem gel gel sevdiğim gel gel
Çirkinin yanında sabah güç olur vay
Perişanım vay vay ah gece gelme gündüz gel buluşalım vay vay
Tenhalarda menhalarda görüşelim vay vay
Beyler bahçesinde bülbüller şakır
Bir tanem gel gel sevdiğim gel gel
Sevdiğim yosmanın gözleri çakır vay vay
Perişanım vay vay ah gece gelme gündüz gel buluşalım vay vay
Tenhalarda menhalarda görüşelim vay vay
Yüce dağ başında kar bölük bölük
Bir tanem gel gel sevdiğim gel gel
Esme ey bağdı sabah ciğerim delik vay
Perişanım vay vay ah gece gelme gündüz gel buluşalım vay vay
Tenhalarda menhalarda görüşelim vay vay
Uzundur selvinin boyu eyilmez
Bir tanem gel gel sevdiğim gel gel
Karşıdan karşıya güzel sevilmez vay vay
Perişanım vay vay ah gece gelme gündüz gel buluşalım vay vay
Tenhalarda menhalarda görüşelim vay vay
  BAHÇELERDE PIRASA

Bahçelerde pırasa
Yaprağına kar yağsa
Oğlan oğlan oğlan
Aman çapkın oğlan
Köprünün altı bostan
Yıkılsın arabistan
Arabistan kızları
Ne don giyer ne fistan
Kayalar oylum oylum
Geliyor selvi boylum
Selvi boylum gelmezse
Şen olmaz benim gönlüm
 
 
         
  BULGURU KAYNATIRLAR (ŞAMŞİME)

Bulguru kaynatırlar
Yüksekte yaylatırlar
Senin gibi güzeli
Durmadan oynatırlar
Ah gadınım şamşime şime
Vah gadınım şamşime şime
Ben yandım gine
Ak tasa kaymak olsam
Güzele gömlek olsam
Davar güden oğlanın
Elinde değnek olsam
Ah gadınım şamşime şime
Vah gadınım şamşime şime
Ben yandım gine
  FADİMEM
Suya gider su testisi elinde
Allar giymiş etekleri belinde
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Benim yarim şimdi gurbet elinde
Vermem seni yad ellere ellere vay
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Suya gider su testisi doldurur
Eve gelir gül benzini soldurur
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Bu dert beni iflah etmez öldürür
Varam gidem annesine yalvaram
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Fadimemin saçı altın sarısı
Aç kapıyı oldu gece yarısı
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Fadimemin elindedir kalburu
Yayla kaymağından beyaz baldırı
Aman fadimem
Suya gidemem
Sensiz edemem
Ergenleri yatağından kaldırır
Evlileri vereminden öldürür
 
 
         
  GÜLLÜ
Kar yağar kar dağına
Kar koydum bardağına
Yar bizi davet etmiş
Ak meme çardağına
Güllüm kız güllüm
Peştemali püsküllüme
O püskülü kim taktı
Deyyus kocandan saklı
Fındık serdim harmana
Yangın mısın sen bana
Yangın isen sen bana
Yazdıralım fermana
Güllüm kız güllüm
Peştemali püsküllüm
O püskülü kim taktı
Deyyus kocandan saklı
Tenekeden bacası var
Urumdan kocası var
Tenekeden bacamı olur
Urumdan kocamı olur
Gülüm kız güllüm
Peştemali püsküllüm
Opüskülü kim taktı
Deyyus kocandan saklı

 

  SU GELİR MİLLENDİRİR

Su gelir millendirir
Çayırı çimlendirir
Benim bir yarim var
Dilsizi dillendirir
Hanım oynasın oynasın
Sür cezveler kaynasın
Hanım seni sevenler doymasın
Su gelir hazneyinen
Param yok vezneyinen
El adama kız vermez
Sokakta gezmeyinen
Hanım oynasın oynasın
Sür cezveler kaynasın
Hanım seni sevenler doymasın
 
 
         
  HANCI OSMAN IN AVLUSUNDA KUM KAYNAR

Hancı osmanın avlusunda kum kaynar
Hancı osmanın gelinleri çift oynar
Küçük gelin büyüğünden hoş oynar
Ah alırım dedinde aldattın beni
On telli saz ile oynattın beni
Hancı osmanın avlusunda kuyusu
Pek çetin olur delikanlının huylusu
Güzel olur hanımların boylusu
Ah alırım dedinde aldattın beni
On telli saz ile oynattın beni
 
  KÖMÜR GÖZLÜM

Kömür gözlü yarim, geçti de ömrüm zarile
Haçan yari görsem engel engelleri ile
Ellerin gördüğü gülleri görsem
Murada ersem aman aman yavru da yavru
Katipler yazıdan gayrı da gayrıya bakmaz
Kişi sevdiğini elden dilden bırakmaz
Ölürüm yanarım ben aman aman aman yavruda yavru
Abdalların elindendir teberi
Çanakkale'sinde İngiliz seferi
Gelenim yok gidenim yok kimden alam haberi
Ölürüm yanarım ben aman aman amanyavruda yavru
Nolaydım nolaydım aman yavrum ben bir vezirde kızı olaydın
Ölürüm yanarım ben aman aman aman yavruda yavru
Abdalların elindedir amanında yavrum asası
Öpmek bilmez kokmak bilmez amanında yavrum
Kanlar kanlar kusasın
Ölürüm yanarım ben aman aman aman yavruda yavru
 
         
  ÇARŞILARDAN ÜÇ MUM ALDIM(BİNLİK TÜRKÜSÜ)

Çarşılardan üç mum aldım yakmaya
Edalı suna boylum yatmaya sevdalı suna boylum yatmaya
Yakıp yakıp yar yüzüne bakmaya
Edalı suna boylum yatmaya sevdalı suna boylum yatmaya
Ne istersin bir gecelik yatmaya
Edalı suna boylum yatmaya, sevdalı suna boylum yatmaya
Altın ister ak gerdana takmaya
Edalı suna boylum yatmaya, sevdalı suna boylum yatmaya
Bugün binlik mahkemeye kaydoldu
Edalı suna boylum kaydoldu,sevdalı suna boylum kaydoldu
Bu şişeler bugün değil dün doldu
Edalı suna boylum dün doldu,sevdalı suna boylum dün doldu
Çarşılardan çarşaf aldım başıma
Edalı suna boylum başıma, sevdalı suna boylum başıma
Bana verdin verme eller başına
Edalı suna boylum başıma sevdalı suna boylum başıma
  DUVARA VURDUM KAZMAYI(ÜÇ AYAK)

Duvara vurdum kazmayı aman Alim (2)
Güzeller bağlar yazmayı çirkinler ne bilir gezmeyi
Kimden öğrendin gezmeyi aman Alim (2)
Ah senin elinden usandım çıtı pıtı dilinden
Yeşil çadırlar kurulsun aman Alim (2)
İçinde demler sürülsün (2)
Güzele kimler sarılsın aman Alim (2)
Ah senin elinden usandım tatlı dilinden
Budarım bağlar budarım aman Alim (2)
İçinde bülbül güderim (2)
Ben seni alır giderim
Şerifim allar pullanda gel gel gel
Al al üstüne şerifim şalvar üstüne
Ah şişeden bir şey damlamış şalın üstüne
Bir top süvari yolladım aman Alim (2)
Ucuna lira bağladım (2)
Yar söyledi ben ağladım
Şerifim allan ballan da gel gel gel
Al al üstüne şerifim şalvar üstüne
Hançer bıçaklar dakınmış şalın üstüne
Kavak kavakdan uzundur ah kavak kavaktan uzundur
Dalında birtek üzümdür (2)
Yar benim iki gözümdür
Şerifim allan pullan da gel gel gel
Al al üstüne şerifim şalvar üstüne
Ah şişeden bir şey damlamış şalın üstüne
Kavak kavağa yaslanır ah kavak kavağa yaslanır
Dalında bülbül beslenir ah dalında akbaba beslenir
Yavru küçük tez uslanır şerifim
Allar pullan da gel gel
Al al üstüne şerifim şalvar üstüne
Hançer bıçaklar takınmış şalın üstüne
Çubuğum Bolu kirazı Ah çubuğum dümelinin kirazı
Yandı abamın birazı ah yandı abamın birazı
Kim sevmez böyle beyazı şerifim
Allar pullan da gel gel gel
Al al üstüne şerifim şalvar üstüne
Ah şişeden bir şey damlamış şalın üstüne

 

 
         
  KAYNANA

Kaynana kişmiş yemez
Eşşeğine deh çüş demez
Akşama pişmiş yemez
Kaynana kaynana kalk cazı oyna
Kaynanalar çeker maşa
Gelin durmaz kaçar dışa
Koca köpek ölse kışa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna
Koçhisardan gelir paşa
Kabak kaynar taşa taşa
Koca köpek beni boşa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna
Kaynanam hamama gitse
Dört ayağı birden kaysa
Sandık içi bana kalsa
Kaynana kaynana kalk cazı oyna
Kaynanamın adı hürü
Kör olsun gözünün biri
Koca köpek senden diri
Kaynana kaynana kalk cazı oyna
Sağ göğsünde olur beni
Hep çekiğim gelin derdi
Günde ölsün üçü dördü
Kaynana kaynana kalk cazı oyna

 

  MAHİM

Mahim vardır da mahim vardır aman aman
Aman içerimde ahım vardır, yavru içimde ahım vardır
Kokulmadıkda gülüm, gülüm vardır aman
Aman gelişin mahimede benzer yavrum sekişin Şahinede benzer
Mahimi gördüm düşümde aman aman
Aman çıkan ayın onbeşinde yavrum giden ayın onbeşinde
Sevdası vardır başımda aman aman
Aman gezinişin mahime benzer yavrum sekişin şahine benzer
Mayaları mayaları aman aman
Atlastandır saya sayaları
Şu Türkmen'in maya mayaları aman aman
Aman gelişin mahimede benzer yavrum sekişin şahinede benzer

 

 
         
  MİNELER (ESKİ)

Ördek isen göle gel
şahin isen kola gel
Din ayrı kafir isen
Azıcık imana gel
Aman mineler
Dost dost mineler
El uçkurda şal göbekte döneler
Deveyi düzde gördüm
Kakülü yüzde gördüm
Oniki gelin sevdim
Cilveyi kızda gördüm
Aman mineler
Dost dost mineler
El uçkurda şal göbekte döneler aman
Patlıcan oydum bütün
Aldı bacanızı tütün
Adam adamı yemez
Ezecük beri sürtün
Aman mineler
Dost dost mineler
El uçkurda şal göbekte döneler aman
Limonsuz portakalsın
Sözümüz burda kalsın
Çarşıya dellal çıkmış
Herkez sevdiğin alsın
Aman mineler
Dost dost mineler
El uçkurda şal göbekte döneler aman
İlimonu sıktım yar
Gül hatırım yıktın yar
Dosta düşmana karşı
Hatırımı yıktın yar
Aman mineler
Dost dost mineler
El uçkurda şal göbekte döneler ama       
 
  MİNELER(YENİ)

Aman bağa girdim üzüm yok of of of
Aman bağa girdim üzüm yok of of of
El yarinde gözüm yok aman aman
Aman mineler mineler döneler
Eliişte gözü oynaşta usulda yavaş döneler aman aman
Aman ne dedim de darıldın of of of
Aman ne dedim de darıldın of of of
Aman el yerine sarıldın aman aman
Aman mineler mineler döneler
El uçkurda şal göbekte usulda yavaş döneler aman aman
Aman elma verdim atarsın of of of
Aman elma verdim atarsın of of of
Aman mineler mineler döneler
Eli işte şal göbekte usalda yavaş dönerler aman aman
Aman el duydu alem duydu of of of
Aman el duydu alem duydu of of of
Aman kimin ağzın tutarsın aman aman
Aman mineler mineler döneler
Eli işte şal göbekte usalda yavaş dönerler aman aman
 
         
  FATMAM

Dama bulgur sererler
Çıkma boyun görerler
Saçın eprişim teli
Sırmayınan örerler
Bulguru kaynatırlar
Sergide kuruturlar
Bizde adet böyledir
Güzeli oynatırlar
Dama çıkma başı açık
Arpalar kara kılçak
Eğer meylin var ise
Al bohçanı yola çık
Dama kurdum çatmayı
Çağırın gelsin Fatmayı
Fatmam nerden öğrenmiş
Çarşaftan kol atmayı
Kutuda fıstık yağı
Kemer kuşak bel bağı
Şeftaliden ne olacak
Çözülsün uçkur bağı

 

  GENÇ OSMAN

Genç Osman oturmuş binek taşına
Bağdat poşusunu sarmış başına
Yandım aman Osman
Henüz girmiş onüç ondört yaşına
Yan anam yan bana derler genç Osman
Yandım aman Osman
Osman değil aslan aslan
Gel sineme yaslan yaslan
Nüfustaki çil Osman,Pat patın Osman
Şoför küçük Osman,kesteğin Osman
Genç Osman dediğin bir küçük uşak
Beline bağlamış iprişim kuşak
Yandım aman Osman
Bağdat'ın içine girilmez yastan
Her ana doğurmaz böyle bir aslan
Yandım aman Osman
Osman değil aslan aslan
Gel sineme yaslan yaslan
Tenekeci Osman,Ekmekci Osman
Şalgavanın kel Osman,kesteğin Osman
Bağdat'ın kapısın genç Osman açtı
Düşmanın cümlesi önünden kaçtı
Yandım aman Osman
Kelle kotuğunda üç gün savaştı
Allah Allah deyip geçti genç Osman
Yandım aman Osman
Osman değil aslan aslan
Gel sineme yaslan yaslan
Tenekeci Osman,ekmekci Osman
Kesteğin Osman,Başağa Osman
 

 

 
         
  BİR GÖMLEK GİYER

Bir gömlek giyer kısarak
Papucun ucun basarak
Koynuma girer küserek
Oğlan nenni
Vermem mendili
Bulmuş dengini
Arayıp bulmalı
Kimlere sormalı
Sıkı sıkı sarmalı
Bir gömlek giyer buz gibi
Memeleri karpuz gibi
Koynuma girer kız gibi
Oğlan nenni
Vermem mendili
Bulmuş dengini
Arayıp bulmalı
Kimlere sormalı
Sıkı sıkı sarmalı
Bir gömlek giyer gülteni
Çiçeği üstünde belli
Bir yar gördümçifte benli
Oğlan nenni
Vermem mendili
Bulmuş dengini
Arayıp bulmalı
Kimlere sormalı
Sıkı sıkı sarmalı
İkimizi üçümüzü ah hepimizi topumuzu
Bir odaya koysalar
Koymazlar anam koymazlar
Seni bana bir gecelik verseler
Vermezler anam vermezler
Verecekler anam versinler
Üstümüze altımıza telli yorgan atsalar
Atmazlar anam atacaklar
Üstümüzden altın fireng vursalar
Vurmazlar anam vuracaklar
Oğlan nenni
 
  KÜRDÜN KIZI

Vardım baktım bacasına
Döşek sermiş kocasına
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
Kürdün kızı sümek tarar
Seyre çıkmış yarin arar
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
Kürdün kızı inek sağar
İnekde tepmiş dizini ovar
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
Kürdün kızı süt pişirir
Sütünde kaymağın taşırır
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
Kürdün kızı un eliyor
Orta yerde döneliyor
On parmağın kınalıyor
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
Kürdün kızı hamur yoğurur
Hamur yoğurmuş elin sıyırır
Hele hele kurban kürdün kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağlar başına
Sen gülü topla ben nergizi
 
         
  KAHVE YEMENDEN GELİR

Kahve yemenden gelir a canım bülbül çimenden gelir vay
Yavruda bülbül çimenden gelir vay
Ak topuk beyaz gerdan a canım her gün hamamdan gelir vay
Böyle olsunda suna boylum böyle olsun aman
Bu akşamlık bu gecelik böyle olsun aman
Kahve piştiği yerde a canım telve taşıdığı yerde vay
Yavruda telve taşıdığı yerde vay
Güzel çirkin aranmaz a canım gönül düştüğü yerde vay
Yavruda gönül düştüğü yerde vay
Böyle olsunda küçük hanım böyle olsun
İki gözün birisi de kör olsun
Usul usul yavaş yavaş
Tarlam tapanım örsüm çekicim hep senin olsun
Narilim Ebced'in hamamı
Narilim Boyalıca'nın imamı
Narilim akçik balamı balamı balamı
Severim halamı
Penceresi var nişabak ( 2 )
Sen oradan dışarı bak
Var olsun var olsun seni seni saranlar
  ARK ALTINDA BENDİM VAR


Ark altında bendim var,leylide leyli yar leyli.
Al yeşil tülbendim var çek gerdanı çek.
O yar benim olursa,leylide leyli yar leyli.
Koç kurban adağım var,bük göbeğide bük.
Ark altında aşlama, leylide leyli yar leyli.
Aşlamayı taşlama, çek gerdanı çek.
El uçkurada varınca, leylide leyli yar leyli.
Ağlamayada başlama, bük göbeğide bük.
Kayalar oylum oylum,leylide leyli yar leyli.
Geliyor selvi boylum,çek gerdanı çek.
Selvi boylum gelince,leylide leyli yar leyli.
Şad olur benim gönlüm,bük göbeğide bük.
Kayalar yarılmasın ,leylide leyli yar leyli.
Yar bana darılmasın,çek gerdanı çek.
Darılırsa darılsın,,leylide leyli yar leyli.
Yad ellere sarılmasın,bük göbeğide bük.
Çankırı dedikleri,leylide leyli yar leyli.
Şekerdir yedikleri,çek gerdanı çek.
Hiç aklımdan çıkmıyor,leylide leyli yar leyli.
O yarin dedikleri,bük göbeğide bük.
Çankırı'da bir kuş var,leylide leyli yar leyli.
Kanadında gümüş var,çek gerdanı çek.
Gitti yarim gelmedi,leylide leyli yar leyli.
Elbet bunda bir iş var,bük göbeğide bük.

 

 
         
  GENÇ OSMAN

Bir sabah namazı bedenden aştı
Kellesi düştü gene savaştı
Nice münkirlerin tetbiri şaştı
Atladı geçti hendeği genç Osman
Abdestin alırdı namaz kılardı
Cümlesinden evvel cenge durardı
Ya şehitlik ya gazilik dilerdi
Allah Allah dedi geçti genç Osman
Bir sabah namazı tozdan dumandan
Kılıncın kabzesi görünmez kandan
Kelle koltuğunda geliyor aslan
Yan anam yan bana derler genç Osman
Genç Osman nın atı kötüden kötü
Düşmanın kılıncı zehirden katı
Çekiverin baş tavladan kıratı
Özengiler kızıl kana boyansın
Atamdan öğrendim ata binmeyi
Pirimden öğrendim kılınç çalmayı
Dilerim Mevladan kızılelmayı
Yan anam yan bana derler genç Osman
Kafir geldi Bağdad elini bastı
Yıktı minareleri çanları astı
Allah Allah diyen dilleri kesti
Koç gibi meydanda döndü genç Osman
Düşman geldi şu Bağdadı payladı
Davacılar İstanbul u boyladı
Vezirler söyledi Hünkar ağladı
Koç gibi meydanda döndü genç Osman
Genç Osman dedikleri gelsin göreyim
Nasıl yiğit ise bende bileyim
Vezirlik isterse üç tuğ vereyim
Sılasını isterse izin vereyim
Vezirliğe şayestedir genç Osman
Kesilen kellenin kanı damlasın
Örtüverin yazmayı sinek konmasın
Kafir düşman öldüğünü duymasın
Şehitlere serdar oldu genç Osman

 

 

  KALEDEN KALEYE ŞAHİN UÇURDUM

Kalenin ardına ekerler darı
Ekerler biçerler ederler karı
Elimden aldırdım gül yüzlü yari
Yar bana yareler açtı nideyim
Yolum bir yolsuza düştü nideyim
Kaleden kalaye şahin uçurdum
Ah ile vah ile ömrüm geçirdim
Yare şeker ezdim şerbet içrdim
Yar bana yareler açtı nideyim
Yolum bir yolsuza düştü nideyim
Kalenin ardına taş ben olayım
Ela göz üstüne kaş ben olayım
Yar bana yareler açtı nideyim
Yolum bir yolsuza düştü nideyim
Kalenin ardına kuş yuva yapar
Yuvanın içine yılanlar akar
Yar beni bırakmış yad ele bakar
Yar bana yareler açtı nideyim
Yolum bir yolsuza düştü nideyim
 
         
  AŞKINLA PERİŞAN YARİ GÖRÜNCE

Aşkınla perişan yari görünce
Yar yandım amanın yar yar küçücük yar yar ömrüm ömrüm
Hüda nın bir şaşkın kulu sanırlar
Yar yavrum yavrum
Her kime söylesem bu doğru sözü
Yar yandım amanın yar yar küçücük yar yar ömrüm ömrüm
Zincirden boşanmış deli sanırlar
Yar yavrum yavrum
Sofu bilmez anda Hak ka niyazı
Yar yandım amanın yar yar küçücük yar yar ömrüm ömrüm
Üstüne farz olmuş vakit namazı
Yar yavrum yavrum
Eline alınca on telli sazı
Yar yandım amanın yar yar küçücük yar yar ömrüm ömrüm
Ahirette dünya malı sanırlar
Yar yavrum yavrum
  CEZAYİR(UĞURLAMA HAVASI)

Cezayirdir koç yiğidin vatanı yar yar hey
Aramazlar gurbet elde yüteni yar yar yüteni yarim of
Gurbet şehrin yar yar yar yar dikeni of
Ağla annem ayrılığın günüdür yar ey ey yar ey
Babına dır deli gönül babına yar yar hey
Koçyiğitler sığmaz oldu kabına yar yar kabına of
Alaçatın boz meşenin dibine yar yar hey
Silah çatıp yatmamıza ne kaldı yan garip hey hey cezayir
Havaidir deli gönül havayi yar yar hey
Yaz gelince keklik yapar yuvayı yar yar of
Türkmen kızı katarlamış deveyi yar yar hey
Çeker gider yaylasına yurduna yan garip Cezayir
Gider oldum yarenlerim darıldı yar yar hey
Gitme deyi yar boynuma yar yar of sarıldı
Bizim kısmet yadellere yar yar yar yar verildi of
Kısmetimi veren hüda kerimdir yan garip Cezayir
Eğer annem öldüğümü duyarsa
Top, top edip saçlarını yolarsa
Benim oğlum nerde diye sorarsa
O arkadan geliyor deyiverin bari
Yan garip Cezayir....Cezayir.